Merhaba,
Modern dünya devasa bir gürültü makinesi. Ekranlar, bildirimler, siyasi kavgalar ve tüketim kültürü, zihnimizi durmaksızın işgal ediyor.
Çoğumuz bakıyoruz ama görmüyoruz; duyuyoruz ama dinlemiyoruz.
Bu blog, işte bu gürültüye karşı kişisel bir başkaldırı ve yavaşlama projesidir.
Ben Nizamettin Gümüş.
Burada gündem bulamayacaksınız. Twitter’da (X) neyin trend olduğuyla, borsanın durumuyla ya da siyasetin kirli dehlizleriyle ilgilenmiyorum.
Benim meselem başka:
- Bir baba, 9 yaşındaki oğlunu ve 4 yaşındaki kızını tablet ekranlarının sığlığından koruyup, onlara Cahit Arf‘ın vizyonunu, Tanpınar‘ın derinliğini nasıl aşılar?
- Özgür bir zihin, dijital algoritmaların kölesi olmadan (Linux felsefesiyle) nasıl ayakta kalır?
- Japon sinemasından Klasik Türk Edebiyatı’na uzanan bir çizgide, insan kalmak ne demektir?
Bu sayfada okuyacaklarınız, bir uzman tavsiyesi değil; hayatı, kitapları ve teknolojiyi derinlemesine anlamaya çalışan bir babanın, bir eşin ve bir ebedi öğrencinin notlarıdır.
Sinop’ta başlayan, Ankara’da pişen ve şu an Tekirdağ’da devam eden hayat yolculuğumda öğrendiğim en önemli şey şudur: Vasatlık bulaşıcıdır, kalite ise gayret ister.
Eğer siz de popüler kültürün fast-food içeriklerinden sıkıldıysanız ve zihninizi besleyecek ev yemeği tadında fikirler arıyorsanız, doğru yerdesiniz.
Hoş geldiniz.
