Büyük Yalan: İçerik Kral Falan Değildir (Dağıtım Olmadan Bir Hiçtir)

İnternette sürekli bir “içerik, içerik, içerik” muhabbeti dönüyor, farkındasınızdır. Herkes bundan bahsediyor. Peki, daha adını kimsenin duymadığı, yeni yetme bir yazar bu kadar gürültü arasında nasıl sıyrılacak?

İnternet dünyasının en büyük yalanı şudur: “Sadece kaliteli içerik üret, insanlar seni bulacaktır.

​Bu, tembel pazarlamacıların uydurduğu romantik bir masaldır. Eğer 2025 yılında hala “İçerik Kraldır” (Content is King) sözüne inanıyorsanız, üzgünüm ama krallığınız ıssız bir adadan ibaret.

​Gerçek şu: Dünyanın en iyi makalesini yazıp bir çöle bırakırsanız, onu sadece akbabalar okur. Kaliteli içerik “gerekli“dir ama asla “yeterli” değildir.

​İşte “Sadece yazıyorum ama kimse okumuyor” diyenlerin yüzleşmesi gereken acı gerçekler:

​1. %20 Üretim, %80 Dağıtım Kuralı

​Yazarların yaptığı en büyük hata, enerjilerinin %100’ünü yazmaya harcamalarıdır. Yazıyı bitirip “Yayınla” butonuna bastığınızda işiniz bitmedi, yeni başlıyor.

​Eğer bir yazıyı yazmak 2 saatinizi alıyorsa, onu insanlara ulaştırmak için en az 8 saat harcamalısınız.

  • ​Twitter’da (X) o yazıdan 5 farklı flood çıkarın.
  • ​LinkedIn’de iş dünyasına bakan yönünü tartışmaya açın.
  • ​Instagram’da o yazının en vurucu cümlesini görselleştirin.
  • ​İlgili forumlarda, sözlüklerde o konu konuşulurken linkinizi (spam yapmadan) bırakın.

​Dağıtımı yapılmayan içerik, rafa kaldırılmış ve hiç açılmamış bir kitap gibidir.

​2. SEO Bir Tercih Değil, Zorunluluktur

​”Ben sanat yapıyorum, Google’a göre yazmam” diyorsanız, günlüğünüze yazın ve yastık altına saklayın.

​İnternet bir kütüphanedir ve SEO (Arama Motoru Optimizasyonu), kitabınızın hangi rafta duracağını belirleyen kütüphane memurudur.

İnsanların arattığı kelimeleri, sorduğu soruları bilmeden yazı yazmak, karanlığa kurşun sıkmaktır.

​Başlığınız edebi değil, aranabilir olmalı. Alt başlıklarınız okuyucunun ve Google’ın botlarının metni taramasına izin vermeli. Bu “ruhu satmak” değil, “okuyucuya ulaşmak“tır.

​3. İlk 3 Saniye Kuralı: Sıkıcıysan Kaybettin

​İnsanların dikkat süresi artık bir japon balığından hallice. Yazınızın girişinde uzun uzun betimlemeler yapıyor, “TDK sözlüğüne göre..” diye tanımlarla başlıyorsanız, okuyucuyu daha ilk satırda kaybedersiniz.

​Yazınızın ilk cümlesi, okuyucunun boğazına yapışmalı. Ona bir vaat sunmalı, bir korkusuna dokunmalı ya da onu şaşırtmalı.

İçerik kral olabilir ama dikkat imparatordur. Dikkatini çekemediğiniz kimseye bir şey okutamazsınız.

​Eserinizi Öksüz Bırakmayın

​Yazıp kenara çekilmek, çocuğunu sokağa bırakıp “kendi kendine büyüsün” demek gibidir. Eserinize sahip çıkın.

​İçerik sadece yakıttır. Motor ise dağıtımdır, pazarlamadır, ağ kurmaktır (networking). Arabanın deposunu en kaliteli yakıtla doldurup motoru çalıştırmazsanız, olduğunuz yerde sayarsınız.

​Artık mızmızlanmayı bırakın. O yazıyı alın ve hak ettiği kitleye ulaştırın.

Yazar: Nizamettin Gümüş

Gündüzleri fabrikanın o bitmek bilmeyen ritminde, akşamları ise bu ekranın başında; sadece bakıyor ve gördüklerini tasnif ediyor. Ne bir titri var ne de uyması gereken bir standardı. Modern dünyanın gürültüsünü alkışlamak yerine, o gürültünün içindeki sessiz boşlukları arıyor. Uzlaşmak, sevilmek ya da onaylanmak gibi bir derdi yok. Tek meselesi; her şeyin paketlenip bir sayıya dönüştüğü bu çağda, insan kalmanın ne demek olduğunu kendine hatırlatmak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.