Nepotizm yani kayırmacılık, en basit hâliyle “tanıdık, akraba veya yakın çevreye haksız ayrıcalık tanıma” anlamına gelir.
Türkiye’de nepotizm çoğu zaman “torpil”, “kayırmacılık” veya “adam kayırma” gibi terimlerle ifade edilir. Bu kavram, kamu kurumlarından özel sektöre, eğitimden siyasete kadar pek çok alanda görülür.
Nepotizm Nedir?
Nepotizmin Türkiye’de sıkça tartışılmasının temel nedeni, toplumun adalet ve liyakat beklentisinin yüksek olmasıdır. Çünkü bireyler emek, eğitim ve yetenekle yükselmek isterken, nepotizm bu doğal süreci bozarak fırsat eşitliğini zedeler.
Türkiye’de nepotizm algısı tarih boyunca değişiklik göstermiştir. Osmanlı dönemindeki devşirme sistemi liyakate dayalı olarak geliştirilmiş olsa da zamanla bazı aile ve yakın ilişkilerin etkisi artmıştır.
Cumhuriyet döneminde ise modern kamu yönetiminin kurulmasına rağmen, nepotizm zaman zaman siyaset, bürokrasi ve yerel yönetimlerde kendini göstermiştir.
Türkiye’de Nepotizmin Tarihsel Arka Planı
Türkiye gibi kolektivist toplumlarda aile ve yakın çevre ilişkileri çok güçlüdür. Bu bağlar zaman zaman işe alım, terfi veya kurum içi karar süreçlerinde etkili olur.
“Güvendiğim kişiyi işe almak istiyorum” düşüncesi, kurumsal mantığa aykırı olsa bile kültürel olarak anlaşılabilir.
Kamu kurumları, nepotizm tartışmalarının en yoğun yaşandığı alanlardan biridir. Özellikle seçim dönemlerinden sonra yapılan atamalar, belediyelerdeki akraba ilişkileri veya kamu ihalelerindeki yakın bağlantılar sıkça gündeme gelir.
Bazı durumlarda Sayıştay raporları ve TBMM araştırmaları bu tartışmaları güçlendirmiştir.
Türkiye’de Nepotizmin Temel Nedenleri
Türkiye’de insanlar çoğu zaman “tanıdık olması iyidir” yaklaşımını benimser. Bu durum güven duygusundan kaynaklansa da uzun vadede kurumsal performansı olumsuz etkiler.
Türkiye’de siyaset kurumu geniş bir istihdam gücüne sahiptir. Bu nedenle iktidarda olan grupların belli pozisyonlara kendi çevrelerinden kişileri getirmesi sıkça tartışılır.
Ekonomik belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde insanlar risk almak yerine tanıdıklarla çalışmayı tercih edebilir. Bu psikolojik durum nepotizmin köklenmesine neden olur.
Şeffaflığın düşük olduğu alanlarda nepotizm hızla yayılır. Açık ilan, objektif sınav, performans ölçümü gibi adımlar yetersiz olduğunda kayırmacılık kolaylaşır.
Okuma Önerisi:

Türkiye’de Karşılaşılan Nepotizm Türleri
En görünür nepotizm türlerinden biridir. Siyasi liderlerin akrabalarının belediyelerde, bakanlıklarda veya bağlı kurumlarda görevlendirilmesi sıkça tartışılır.
Türkiye’de özel sektör çoğu zaman profesyonel görünse de aile şirketlerinin yoğunluğu nepotizmi yaygınlaştırır. Terfi süreçlerinde performans yerine soyadı etkili olabilir.
Akademide “profesörün oğlunun veya yeğeninin akademisyen olması” yıllardır konuşulan bir konudur. Bazı bölümlerde aynı soyadından çok sayıda öğretim üyesinin yer alması kamuoyunda tepki çekmiştir.
Yerel yönetimlerde eş, kardeş, kuzen gibi yakınların belediye şirketlerinde görev alması yaygın bir tartışma alanıdır.
Nepotizmin Türkiye’de Ekonomik ve Sosyal Etkileri
Nepotizm, yetenekli kişilerin geri planda kalmasına neden olur. Bu durum hem kamu hem özel sektörde iş verimliliğini düşürür.
Türkiye’de genç işsizlik oranı yüksek olduğundan nepotizm, gençlerin iş bulma umudunu azaltır. “Ne biliyorsun değil, kimi tanıyorsun” algısı giderek yaygınlaşır.
Toplumda adalet duygusunun zedelenmesi, kurumlara güvenin azalması ve sosyal kutuplaşmanın artması nepotizmin sonucudur.
Yeterince fırsat bulamayan genç ve nitelikli bireyler yurt dışına gitmeyi tercih eder. Nepotizm, beyin göçünde doğrudan etkili faktörlerden biridir.
Nepotizmle Mücadele Çabaları
Türkiye’de kamu görevlileri etik kurulu, Sayıştay denetimleri ve şeffaf atama sistemleri nepotizmi azaltmayı hedefler.
Kurumsal yönetim ilkeleri (corporate governance), aile şirketlerinde profesyonelleşme ve objektif insan kaynakları politikaları nepotizmi azaltmaya yardımcı olur.
Bağımsız medya ve sivil toplum kuruluşları, nepotizmin görünür olmasını sağlar. Şeffaflık baskısı toplumdan geldiğinde kurumlar değişmek zorunda kalır.
Türkiye’de Nepotizm Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Türkiye’de nepotizm neden yaygındır?
Kültürel bağlar, siyasal yapı ve ekonomik güvensizlik nepotizmi besler.
2. Nepotizm hukuken suç mudur?
Doğrudan “nepotizm” olarak tanımlanmasa da kamu ihlalleri, çıkar çatışması ve yolsuzluk çerçevesinde suç teşkil edebilir.
3. Özel sektörde nepotizm yasak mı?
Yasak değildir ancak şirket içi politikalarla sınırlandırılabilir.
4. Nepotizm ile torpil aynı şey midir?
Evet, günlük dilde birbirinin yerine kullanılır.
5. Türkiye’de nepotizm en çok nerede görülür?
Siyaset, kamu kurumları, akademi ve aile şirketlerinde daha görünürdür.
6. Nepotizmi azaltmanın en etkili yolu nedir?
Liyakat ve şeffaflık temelli bir sistem kurmak.
Türkiye’de Liyakat Kültürüne Doğru
Nepotizm Türkiye’de kültürel, ekonomik ve siyasi sebeplerle sıkça karşımıza çıkar. Ancak şeffaflık, denetim, liyakat ve toplumsal farkındalık arttıkça nepotizmin etkisi azalabilir.
Türkiye’nin sürdürülebilir bir gelecek inşa etmesi için yetenek, emek ve liyakat temelli bir sistem kaçınılmazdır.
Liyakat Kültürünün Güçlendirilmesi İçin Atılması Gereken Adımlar
Türkiye’de nepotizmi azaltmanın en etkili yolu, liyakat kültürünü hem kurumlarda hem de toplumda güçlendirmektir.
Liyakat temelli sistemlerde bireyler, tanıdıklara değil bilgi, beceri ve deneyime göre değerlendirilir. Bu yaklaşım, sadece çalışanların motivasyonunu artırmakla kalmaz; kurumların uzun vadeli başarısını da doğrudan destekler.
Türkiye’de liyakat kültürünün gelişebilmesi için öncelikle şeffaf işe alım süreçleri oluşturulmalıdır. İş ilanlarının açık şekilde yayınlanması, başvuru kriterlerinin net olması, mülakatların objektif yapılması gibi yöntemler, nepotizmi büyük ölçüde sınırlar.
Ayrıca performans değerlendirme sistemlerinin adil olması, terfi süreçlerinde kişisel ilişkilerin değil ölçülebilir başarı kriterlerinin esas alınması gerekir.
Bu bağlamda hem kamu hem özel sektörde “kim tanıdık” değil, “kim en nitelikli” sorusu temel ölçüt haline gelmelidir. Türkiye’nin dinamik nüfusu, genç ve eğitimli iş gücü bu düzenlemelerle çok daha verimli değerlendirilebilir.
Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik Mekanizmalarının Önemi
Şeffaflık, nepotizmle mücadelenin en güçlü araçlarından biridir. Bir kurumda hangi kararların nasıl alındığı, kimlerin hangi göreve neye dayanarak getirildiği açıkça görülebildiğinde, kayırmacılık doğal biçimde azalır.
Türkiye’de özellikle kamu kurumlarında şeffaflık beklentisi giderek yükseliyor. İhale süreçlerinin yayınlanması, atama ve terfi süreçlerinin şeffaf platformlarda paylaşılması, halk nezdinde güveni artırır.
Ayrıca hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlenmesi, yanlış uygulamaların ortaya çıkmasını sağlar. Denetim kurumlarının bağımsız çalışması ve medya özgürlüğü, toplumun bu süreçleri izlemesine yardımcı olur.
Şeffaflık, sadece yanlışları ortaya çıkarmak için değil, doğru işleyen bir sistem kurmak için de gereklidir. Kurum içi etik kurullar, bağımsız denetçiler ve düzenli raporlama sistemleri sayesinde nepotizme zemin hazırlayan durumlar en aza indirilebilir.
Gençlere Eşit Fırsat Sunan Politikaların Önemi
Türkiye genç bir nüfusa sahiptir ve bu genç nüfusun büyük bölümü iş ararken karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, “referans” veya “tanıdık” ihtiyacıdır.
Nepotizm, gençlerin iş hayatına adil biçimde katılmalarını engeller. Bu nedenle gençlere eşit fırsat sağlayan politikaların geliştirilmesi şarttır.
Üniversite mezunları arasında artan işsizlik oranı, liyakat temelli sistemlere olan talebi güçlendirir.
Devletin ve özel sektörün genç odaklı projelere yatırım yapması, nitelik geliştirme eğitimleri sunması, staj ve iş deneyimi programlarının objektif kriterlerle yürütülmesi gençlerin geleceğe güvenle bakmasını sağlar.
Bu tür politikalar yalnızca bireysel gelişimi değil, aynı zamanda toplumsal kalkınmayı da hızlandırır. Çünkü gençlerin enerjisi ve yaratıcılığı, nepotizmden uzak bir ortamda çok daha etkili ve verimli hale gelir.
Nepotizme Karşı Toplumsal Farkındalığın Artması
Nepotizmin en güçlü düşmanlarından biri toplumsal farkındalıktır. İnsanlar, kayırmacılığın zararlarını gördükçe, adalet ve liyakat talepleri daha güçlü bir şekilde dile getirir.
Bu da kurumların kendini yenilemesine ve daha doğru kararlar almasına yardımcı olur.
Türkiye’de özellikle sosyal medya aracılığıyla nepotizm vakalarının hızlı biçimde gündeme gelmesi, toplumun bu konuda bilinçlenmesine büyük katkı sağlamıştır. Gençler, sivil toplum kuruluşları ve bağımsız medya organları, şeffaflık talebini güçlü biçimde dile getirmektedir.
Farkındalık arttıkça toplum, “normal” kabul ettiği bazı yanlış davranışları daha kolay sorgulayabilir. Bu sorgulama kültürü, nepotizme karşı verilen mücadeleyi daha etkili hale getirir.
Türkiye’de Nepotizmin Geleceği: Riskler ve Fırsatlar
Geleceğe yönelik değerlendirmelerde nepotizmin tamamen ortadan kalkması kısa vadede zor görünse de, Türkiye’de son yıllarda liyakat ve şeffaflık taleplerinin artması önemli bir fırsat sunuyor.
Genç nesil, dijital çağın getirdiği bilgi akışı sayesinde daha bilinçli, daha sorgulayıcı ve daha adalet odaklı bir yapıya sahip.
Bu değişim, kamu ve özel sektörün dönüşüm ihtiyacını daha görünür hale getiriyor. Dijitalleşme, veri temelli performans değerlendirmeleri, açık iş platformları ve bağımsız denetim teknolojileri nepotizmin etkisini önemli ölçüde azaltabilir.
Ancak riskler de yok değil. Ekonomik belirsizlikler, siyasi ilişkilerin yoğun etkisi ve kurumların profesyonelleşme sürecindeki eksiklikler nepotizmin devam etmesine neden olabilir.
Dolayısıyla Türkiye’nin geleceğinde nepotizmin kaderi, liyakat ve adalet taleplerinin ne kadar güçlü sahiplenildiğine bağlı olacaktır.
Kapsayıcı ve Adil Bir Gelecek İçin Neler Yapılabilir?
Nepotizmi azaltmak için bireysel, kurumsal ve toplumsal düzeyde uygulanabilecek bazı stratejiler şunlardır:
Bireysel Düzeyde:
- Kişisel ilişkiler yerine objektif kriterlerle hareket etmek
- Çalışma etiğine önem vermek
- Performansı ölçen sistemlere destek olmak
Kurumsal Düzeyde:
- Şeffaf işe alım süreçleri uygulamak
- Akraba ilişkilerini çıkar çatışması ilkelerine göre yönetmek
- Etik kurullar ve denetim mekanizmaları kurmak
Toplumsal Düzeyde:
- Liyakat taleplerini daha güçlü dile getirmek
- Medya ve STK’ların denetleyici rolünü desteklemek
- Eğitim sisteminde adaleti güçlendirmek
Bu adımlar, nepotizmin etkilerini azaltabilir ve Türkiye’nin sürdürülebilir bir gelecek vizyonunu destekleyebilir.
Türkiye’de Liyakat Kültürü Güçlendikçe Nepotizm Azalacak
Sonuç olarak nepotizm, Türkiye’nin toplumsal ve kurumsal yapısını derinden etkileyen, adalet algısını zedeleyen bir sorundur.
Ancak bilinçli toplum, güçlü denetim mekanizmaları ve şeffaflık talepleri bu sorunun aşılmasında büyük önem taşır.
Türkiye’nin genç, dinamik ve potansiyeli yüksek nüfusu, liyakat temelli bir sistemde çok daha büyük başarılar elde edebilir.
Nepotizmin azalması hem toplumsal güveni artıracak hem de ülkenin ekonomik kalkınmasına güçlü bir hız kazandıracaktır.

