Pürüzsüz Dünyada Gölgeyi ve Kusuru Savunmak

Şu an bu satırları okurken gözleriniz bir arka ışığa (backlight) mahkûm. Telefonunuzun veya bilgisayarınızın ekranı, pikselleri doğrudan retinanıza fırlatıyor.

Şu an bu satırları okurken gözleriniz bir arka ışığa (backlight) mahkûm. Telefonunuzun veya bilgisayarınızın ekranı, pikselleri doğrudan retinanıza fırlatıyor.

Dijital dünya size pürüzsüzlük, netlik ve bitmek bilmeyen bir aydınlık vaat ediyor. Her şey o kadar net ki, hayal kuracak bir karanlık, sığınacak bir gölge kalmadı.

Ben ise bu satırları, o pürüzsüzlüğün tam zıttı olan bir yerde, bir tekstil fabrikasının tozlu ve gürültülü tezgâhları arasında kurguluyorum.

Ellerimle dokunduğum kumaşın bir direnci, bir tekstürü, bir kusuru var. Ve size bugün, o kusurun neden bizi insan yapan tek şey olduğunu anlatmaya geldim.

Dijitalin Steril Yalanı

İnternet bir cam dünyasıdır. Her şey camın arkasında, her şey steril. Bir Instagram fotoğrafında hata yoktur, filtreler vardır. Bir blog yazısında silinti yoktur, backspace vardır.

Bu dünyada her şey, Jun’ichirō Tanizaki’nin o meşhur Gölgeye Övgü eserinde yakındığı o floresan lambalarla aydınlatılmış hastane odalarına benziyor. Gölgelerin saklandığı köşeler yok edildi.

Oysa güzellik, nesnenin kendi parlaklığında değil, ışıkla karanlığın çarpıştığı o belirsiz sınırda, gölgenin desenindedir. Biz gölgesiz bir dünyada yaşıyoruz; bu yüzden her şey bu kadar yüzeysel, her şey bu kadar uçucu.

Kumaşın Direnci ve Pikselin Acizliği

Her gün tezgâhın başındayken şunu görüyorum: Bir iplik kopar, kumaşın örgüsü değişir, makine yağı küçük bir leke bırakır.

Modern kalite kontrol sistemleri bunu hata olarak adlandırır ve ayırır. Ama Walter Benjamin’in aura dediği o biricik ruh, tam da o hatada saklıdır.

Dijital bir metin kopyalanabilir, binlerce kez aynı piksellerle çoğaltılabilir. Ama o hatalı kumaştan sadece bir tane vardır. O hata, maddenin zamana ve mekâna karşı gösterdiği dirençtir.

Bizler, hatasız olmaya zorlanan dijital köleler haline geldik. Yazılarımızı SEO uyumlu, hayatlarımızı beğeni uyumlu hale getirirken; bizi biz yapan o pürüzleri tek tek törpüledik.

Miyazaki’nin Fırça Darbesi ve Wabi-Sabi

Neden Hayao Miyazaki’nin gökyüzü, sosyal medyadaki kusursuz yapay zeka görsellerinden daha fazla içimizi titretiyor?

Çünkü o gökyüzünde bir insanın elinin titremesi var. Orada bir fırçanın kâğıda bıraktığı o eşsiz, taklit edilemez kusur var.

Japonların Wabi-Sabi felsefesi bize şunu öğretir: Kusurlu olan, tamamlanmamış olan ve geçici olan güzeldir. Kırılan bir kâseyi altınla yapıştıran (Kintsugi) usta, o kâsenin kırıklarını gizlemez; aksine onları yüceltir. Çünkü o kırık, o kâsenin hikâyesidir.

Sizin hikâyeniz nerede? O mükemmel LinkedIn profillerinizin arkasındaki o gerçek kırıklar nerede?

Gölgeye ve Kusura Dönüş Çağrısı

Bu site bir rehber değil. Burası bir huzursuzluk kaynağı. Sizi o parlak ekranların arka ışığından kurtarıp, gerçek dünyanın o loş, gölgeli ve pürüzlü köşelerine davet ediyorum.

  • Pikselin pürüzsüzlüğüne karşı lifin dokusunu,
  • Ekranın kör edici ışığına karşı gölgenin gizemini,
  • Algoritmanın hatasızlığına karşı insanın mukaddes kusurunu savunun.

Gözlerinizi o ekrandan ayırın ve etrafınızdaki dünyaya bakın. Masadaki örtünün aşınmış kenarına, duvarın dökülmüş boyasına, sevdiğiniz insanın yüzündeki o yorgun ama gerçek çizgiye dokunun.

Gerçeklik orada başlıyor. Geri kalanı sadece bir simülasyonun arka ışığından ibaret.

Yazar: Nizamettin Gümüş

Gündüzleri fabrikanın o bitmek bilmeyen ritminde, akşamları ise bu ekranın başında; sadece bakıyor ve gördüklerini tasnif ediyor. Ne bir titri var ne de uyması gereken bir standardı. Modern dünyanın gürültüsünü alkışlamak yerine, o gürültünün içindeki sessiz boşlukları arıyor. Uzlaşmak, sevilmek ya da onaylanmak gibi bir derdi yok. Tek meselesi; her şeyin paketlenip bir sayıya dönüştüğü bu çağda, insan kalmanın ne demek olduğunu kendine hatırlatmak.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.