Şu an bu satırları okurken muhtemelen konforlu koltuğunda, elinde latte ile dijital dönüşüm veya kişisel gelişim üzerine bir şeyler bulacağını sanıyorsun. Yanılıyorsun.
Ben bu satırları, bir tekstil fabrikasının uğultulu makineleri arasında, ciğerlerime dolan pamuk tozları ve burnuma çarpan makine yağı kokusuyla yazıyorum.
Burası nizamettingumus.tr; burası sahte huzurların değil, gerçek huzursuzlukların kaynağı.
Neden Buradayım?
Herkesin içerik üreticisi olduğu, yapay zekanın zırvaladığı ve kelimelerin anlamını yitirdiği bu çağda; ben size steril bir dünya vaat etmiyorum.
- Tanpınar’ı sadece kütüphanenin tozlu raflarında değil, 12 saatlik vardiyanın bitimindeki o ağır yorgunlukta arıyorum.
- Baudrillard’ın simülasyonunu, dokuma tezgâhlarından çıkan binlerce metrelik aynı tip kumaşlarda görüyorum.
- Cahit Arf’ın matematiğini, 9 yaşındaki oğlumun tabletine kilitlenmiş bakışlarındaki o donuklukta sorguluyorum.
Çöpe Atılması Gerekenler
Eğer buraya sabah erken kalkmanın 5 avantajı veya mutlu olmanın yolları için geldiysen, hemen o sekmeyi kapat.
Çünkü:
Kişisel Gelişim Yalandır: Hayat bir yarış değil, bir direnç testidir. Sizi iyileştirmeye çalışanlar, aslında sizi daha iyi bir tüketici yapmaya çalışıyorlar.
Dijital Dünya Bir Hapishanedir: TikTok ekranını kaydıran o başparmak, aslında ruhunun mezarını kazıyor. Kronometrik yalnızlığın içinde boğuluyorsun ve ben sana can simidi uzatmıyorum; sadece boğulduğunu haber veriyorum.
Konfor Çürütür: Eğer okudukların seni rahatsız etmiyorsa, henüz okumamışsın demektir.
Benim Sözüm Kimlere?
Benim sözüm; fabrikada ter döken ama zihni yıldızlarda olanlara. Benim sözüm; akıllı telefonların arkasında aptallaştırılan ama buna isyan edenlere.
Benim sözüm; Anadolu’nun kadim motiflerini, modernitenin o ruhsuz dişlileri arasında ezilmekten kurtarmak isteyenlere.
Burada güzel cümleler yok, burada ter ve fikir var.
Burada uzlaşma yok, burada çatışma var.
İşime geri dönüyorum. Makineler bekler, ama ruh beklemez. Ya bu huzursuzluğa ortak ol ya da o pürüzsüz yalanlarına geri dön.

