Ekranın o beyaz ışığı gözlerinizi yakıyor. İmleç yanıp sönüyor. Yanıp sönüyor. Ve siz, dünyanın en harika cümlesini kurmak için bekliyorsunuz. Ama o cümle gelmiyor.
Buna “Yazar Tıkanıklığı” (Writer’s Block) deyip işin içinden sıyrılmayın. Buna literatürde “mükemmeliyetçilik zehirlenmesi” denir.
İlham perisi gelmeyecek. Çünkü profesyoneller ilham beklemez, amatörler bekler.
Bir inşaat işçisi “Bugün tuğla örmek için ilhamım yok” diyor mu? Demiyor. Siz de kelime işçisisiniz. Tuğlanızı koymak zorundasınız.
Eğer beyniniz kilitlendiyse, nezaketi bırakın ve şu 3 gaddar yöntemi uygulayın:
1. “Çöp Taslak” Yazma Özgürlüğü
Tıkanıklığın ana sebebi, yazdığınız ilk cümlenin Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday olmasını beklemenizdir. Egonuzu susturun.
Kendinize “kötü yazma izni” verin. Dilbilgisi kurallarını, akıcılığı, mantığı boş verin. Sadece zihninizdeki gürültüyü klavyeye dökün.
Buna “Kusma Taslağı” denir. Önce içinizdekini dökün, temizliği (editörlüğü) sonra yaparsınız.
Unutmayın: Boş bir sayfayı düzenleyemezsiniz, ama kötü yazılmış bir sayfayı harika bir yazıya çevirebilirsiniz.
2. Hemingway Köprüsü: Asla “Bitmiş” Olarak Kalkmayın
Ernest Hemingway’in bir sırrı vardı: Yazarken işler en tıkırında gittiğinde, ne yazacağını tam olarak bildiği o anda dururdu.
Çoğu yazar, zihnindeki tüm fikirleri tüketene kadar yazar ve ertesi gün “Eee, şimdi ne yazacağım?” diye boş ekrana bakar. Enerjinizi son damlasına kadar tüketmeyin. Yazıyı, devamını bildiğiniz bir cümlenin ortasında bırakın.
Böylece ertesi gün masaya oturduğunuzda, nereden başlayacağınızı biliyor olacaksınız. Bu, tıkanıklığı başlamadan bitiren en etkili tekniktir.
3. Zaman Kısıtlamasıyla Beynini Kandır
Beyin, geniş zamanı sever ve yayılır. Ona bu lüksü vermeyin. Kendinize sadece 20 dakika verin. “Bu 20 dakikada bu paragraf bitecek, yoksa bilgisayarı kapatacağım” deyin.
Bu baskı, beyninizin “kalite kontrol” mekanizmasını devre dışı bırakır ve “hayatta kalma” moduna geçirir. O modda, mükemmellik değil, bitirmek önceliklidir.
Beklemeyi Bırak, Tuşlara Bas
Yazmak mistik bir eylem değil, mekanik bir süreçtir. Duygularınızın sürece yön vermesine izin vermeyin.
Tıkanıklık, duran bir araba gibidir. İtmeden çalışmaz. Şimdi bu yazıyı okumayı bırakın.
Tarayıcıyı kapatın. Ve o lanet olası ilk cümleyi –ne kadar kötü olursa olsun– yazın.

